|
 |
|
| |
Işığın Sihirbazları
İç mimaride önem kazanan lambalar, günümüz
tasarımcıların yaratıcılıklarıyla aydınlatmanın
ötesine geçerek sanatsal birer objeye dönüştü.
İç mimari uygulamalarda aydınlatma önemli bir
faktördür. Yaşadığımız mekân iyi aydınlanmıyorsa
en başta algı zorlaşır, uyku düzeni bozulur ve
ayrıntılar yok olur. Aydınlatma sorununa önem
veren iç mimarlar, artık mekân-aydınlatma
ikilisini birlikte düşünerek proje uygulamaları
yapıyor. Bu da zaman içinde mekânla uyum içinde
olan aydınlatma elemanlarının, tasarımlarıyla
aydınlatmanın ötesine geçerek, sanatsal birer
objeye dönüşmesini sağladı.
Aydınlatma elemanlarında estetik ve tekniği
birlikte kullanan Ingo Maurer, Tom Dixon, Marcel
Wanders, Patrick Norguet, Aldo Cibic gibi
tasarımcılar, günışığına rakip olan yapay ışığa
şekil veriyorlar. Bu rekabet ortamında özellikle
Ingo Maurer, Patrick Norguet ve Marcel Wanders
bayrağı önde taşıyan isimler...

İlk aydınlatma sistemini 1965 yılında kuran Ingo
Maurer, ürettiği lamba ve avizelerle sektörü ve
tüketiciyi şaşırtan ve büyüleyen bir tasarımcı.
Giderek artan bu beğeni, Maurer’in aydınlatma
tasarımlarının, Philadelphia Sanat Müzesi
Colab’s Design Excellence ve Georg Jensen gibi
ödülleri almasını sağladı...
Benim Ingo Maurer’le ilk tanışmamsa, Derin
mağazasında “Birdie” tasarımını görmemle oldu.
Ampule incecik bir tel ve kuş kanadı ekleyerek
aydınlatma tasarımına romantizm yükleyen Maurer,
“Fly Candle Fly” tasarımında bu model için özel
üretilen ince iplerle mumları havada asılı
tutuyordu! Bu mumlar, Maurer’in muhteşem
yaratıcılığının ürünü...
Kendisine “ışık sihirbazı” diyebileceğim ikinci
isim ise, üfleyerek yanıp söndürülen kandiliyle
Marcel Wanders. Yatak başucu için tasarlanmış “Blo”,
gece kitabını okuduktan sonra yerinden kalmak
istemeyenler için ideal bir ürün. Eski tip
kandil formunu, günümüz teknolojisi ile
tasarlayan Wanders, “Blo”ya üflendiği zaman
yanan, üflendiğinde sönen bir özellik eklemiş.
Maurer ve Wanders gibi Türkiye’de de başarılı
ışık sihirbazları var; Aylin Gümüşoğlu, Şebnem
Öztürk, Deniz Tunç, Aslı Kıyak, Merve Kitapçı,
aydınlatma tasarımı yapan isimlerden bazıları...
Yaşadığınız mekâna farklılık katan,
dekorasyonunu bütünleyen bu özel aydınlatmaların
haricinde, butik aydınlatma mağazalarında kişiye
özel (yani tek) ürün bulma avantajınız da var.
Lin Aydınlatma, 5/1 Nişantaşı, Elements, Phare,
Bishop gibi mağazalar, özel tasarım aydınlatma
bulabileceğiniz adreslerden bazısı. Ingo Maurer
ve diğer ünlü tasarımcıların çalışmalarını
görmek ve satın almak için Derin, Mozaik, Mood
ve Kartell gibi markaları tercih edebilirsiniz.
| | |
|
|
Philips
Dinamik Aydınlatma
|
|
Işığın hayatımızdaki anlamını ve
gücünü sorgulayan “Gece neden
uykumuz gelir, gündüz enerjik
olmamızda ışığın etkisi nedir?
Gün içinde biyolojik ritmimiz
ile ışığın gün içindeki döngüsü
arasında bir ilişki var mı?”
gibi soruların yanıtları yeni
bir kavram ortaya çıkardı:
Dinamik Aydınlatma. Işığın
doğayla, insanın ışıkla
ilişkisinden elde edilen
verilerle, yaşam alanlarımız
aydınlatma sayesinde moral ve
performans kaynağı haline
geliyor.
İnsan vücudu, gece ve
gündüze göre farklılık gösterir.
Gece uykumuz geliyor, sabah ise
güne enerjiyle başlayabiliyoruz.
Bu önemli farklılığın yanı sıra
vücudun ritmi gün içinde de
durmaksızın değişiyor. Bu
döngünün ışıkla yakın ilişkisi
var.
Işık ve doğa, insan ve ışık
arasındaki ilişkinin
çözümlenmesi, mekanların amaca
uygun olarak
aydınlatılabilmesini sağlıyor.
Dinamik aydınlatma kavramı,
ışığın hayatımızdaki anlamını
değiştiriyor.
Çalışma ortamında doğal ışık
farkı
Gece ve gündüz,
mevsimlerin de etkisiyle gün
içinde farklı ışıklar yaratıyor.
Doğal ışığın ritmi insan bedeni
üzerinde de etkili oluyor. Bu
ritmin çalışma ortamlarına
taşınması, ışığın ofis
ihtiyaçlarına göre
uyarlanabilmesini sağlıyor.
Gün ışığı biyolojik ritmimizi
ayarlar
Gün ışığı bedenimiz
üzerinde, hormonlarımızın
seviyesinde etkili oluyor. Gün
ışığının yokluğu, melatonin
hormonu seviyesini yükseltiyor.
Melatonin hormonu vücuda uyku
veriyor. Gün ışığı ise vücuda
canlılık veren Cortisol
hormonunun üretimini çoğaltıyor.
İşte, geceyle gündüz, uyku ile
zindelik arasındaki ilişki böyle
kuruluyor.
Kişisel ışık mı, dinamik ortam
mı tercih edersiniz?
Ofis aydınlatmalarında iki
farklı planlama yapılabilir. Her
ikisinin de kendisine göre
avantajları, tercih edilebilecek
özellikleri olan planlamalar,
tek kişilik ofislere ve açık
ofislere göre değişiyor.
Tek kişilik ofiste
aydınlatma kişinin isteklerine
göre şekillenebiliyor, uzaktan
kumanda ile idare edilebiliyor.
Bu sistemde çalışan kendi
çevresini kontrol edebiliyor ve
aydınlatmayı kendi istekleri
doğrultusunda
çeşitlendirebiliyor.
Açık ofiste aydınlatma
zamana göre, otomatik olarak
değişiyor. Aydınlatma düzeni
zamana göre kontrol ediliyor.
Aydınlatma böylelikle moral ve
motivasyon kaynağı olabiliyor.
Dinamik aydınlatma hareketin
doğal akışını destekler
Sabah vakti enerji
seviyesi yüksekken insanlar
öğleye doğru yorulup, dinlenme
ihtiyaç duyuyorlar. Öğleden
sonraki uykulu hali gün sonuna
doğru enerjinin yine
toparlandığı saatler izliyor.
Gün içerisinde ışığı otomatik
olarak ayarlayan aydınlatma
programları sayesinde dinamik
aydınlatma ofis ortamlarında
uygulanabiliyor.
Sabah serin taze ışık,
ofise gelen insanların
enerjilerini artırarak güne iyi
başlamalarına yardımcı oluyor.
Öğle saatlerinde ışık
seviyesinin azalmasıyla oluşan
sıcak ışık rahatlamayı sağlıyor.
Öğleden sonrası rehaveti
ise ışık seviyesinin tekrar
yükselmesi ile ortaya çıkan
beyaz soğuk ışıkla azaltılıyor.
Günün bitmesine yakın beyaz
ışığın biraz daha soğuklaşması,
evlerine gitmeye hazırlanan
çalışanların yeniden
dinçleşmelerini sağlıyor.
Aynı odada bazen sunum
yapıyor, bazen konuk
ağırlanıyorsa, her iki duruma
uygun aydınlatmanın seçilmesi
gerekiyor. İletişim için ofiste
boydan boya serin orta parlak
ışık, konsantrasyon için masa
üstünde serin parlak ışık ve
rahatlama için nokta aydınlatma
ile birleşen sıcak, orta parlak
aydınlatma
Kaynak:İnşaat Dergisi
|
|
|
| | |
|
|
|
|
|
|
|
.gif) |
 |
|